1. Gaspçı Krallar Devri ve Siyasi KaosBu fermanın önemini anlamak için Eski Krallık Dönemi'ndeki siyasi krize bakmak gerekir.
Babil fatihi I. Murşili'nin eniştesi Hantili tarafından bir suikastla öldürülmesi, Hitit tarihinde "Gaspçı Krallar Dönemi" adı verilen karanlık bir çağı başlatmıştı.
Yaklaşık yüz yıl süren bu dönemde Hantili, Zidanta, Ammuna ve Huzziya gibi krallar cinayetler ve saray entrikalarıyla tahtı art arda gasp etmişlerdir.
İktidarın sürekli kan dökülerek el değiştirdiği bu şiddet sarmalı, merkezi otoriteyi zayıflatmış, düşmanların sınırları aşmasına ve krallığın önemli topraklar kaybetmesine yol açmıştır.
2. Telepinu'nun Sağduyusu ve Veraset Yasası
M.Ö. 1525 dolaylarında başa geçen Kral Telepinu, kendisine suikast düzenleyen Huzziya ve yandaşlarını öldürmek yerine onları sürgüne göndererek alışılagelmiş cinayet döngüsünü kırmıştır.
Hem kendi otoritesini sağlamlaştırmak hem de devleti içeriden çürüten veraset belirsizliğini ortadan kaldırmak amacıyla, antik hukuk tarihinin en önemli belgelerinden biri olan Telepinu Fermanı'nı yayımlamıştır.
Ferman ile tahta çıkış kuralları kesin ve net bir sıraya bağlanmıştır:
- Öncelikle birinci dereceden eşin (baş zevcenin) oğlu kral olacaktır.
- Eğer birinci eşten erkek çocuk yoksa, ikinci dereceden eşin oğlu kral olacaktır.
- Eğer hiçbir erkek varis yoksa, birinci dereceden bir kızın kocası (iç güveysi) kral ilan edilecektir.
3. Hukukun Üstünlüğü ve Pankuş Meclisi
Ferman sadece veraset sırasını belirlemekle kalmamış, "suçun bireyselliği" ilkesini getirerek hanedan içi cinayetlerin cezasını da yasal bir çerçeveye oturtmuştur.
Telepinu, kraliyet ailesi içindeki suçları yargılama ve denetleme yetkisini soylulardan oluşan Pankuş (Asiller) Meclisi'ne vermiştir.
Bu son derece devrimci adımla Telepinu, bir Tunç Çağı kralı olarak kendi mutlak gücünü gönüllü olarak sınırlandırmış ve zorbalık yerine hukukun üstünlüğünü tesis etmiştir.
Hanedan cinayetlerinin cezasının ölüm olduğu da açıkça belirtilmiştir.
4. Eski Krallık Döneminin Sonu
Telepinu'nun getirdiği bu yasalar başarılı olmuş, taht kavgalarının ve cinayetlerin yarattığı kaos kırılarak devletin kendi kendini yok etmesinin önüne geçilmiştir.
Nitekim bu sağduyulu kral, dönemin Hitit hükümdarları arasında nadir görülen bir şekilde eceliyle ölmüş ve tahtı barışçıl bir şekilde varisine devretmiştir.
Onun ölümü ve devlet yapısını sağlamlaştıran bu yasal reformlarıyla birlikte, çalkantılı Eski Krallık Dönemi resmen sona ermiş ve Hititler yeniden güçlenecekleri Orta Krallık evresine girmişlerdir.