Yazılıkaya'nın Din ve Mitoloji Açısından Önemi
Din ve mitoloji bağlamında kaynakların Yazılıkaya hakkında sunduğu temel bilgiler şunlardır:
Hurri-Hitit Panteonu ve Dini Sentez
Hititlerin fethettikleri bölgelerin inançlarını dışlamayıp "Bin Tanrılı Halk" anlayışıyla kendi dinlerine entegre etmelerinin en somut örneği Yazılıkaya'dır.
Tapınaktaki ana galeride, tüm Hitit dünyasında kabul gören Huri-Hitit panteonu (tanrılar topluluğu) bir resmigeçit düzeninde kayalara işlenmiştir.
Hitit tasvir sanatı oldukça sade bir üslup taşısa da, tanrı kabartmalarının yanına Anadolu hiyeroglifi ile yazılan isimlerin çoğunluğunun Hurrice olması, Hitit devlet dinine Hurri kültürünün ne derece nüfuz ettiğini kanıtlamaktadır.
Tapınakta Hititlerin baş tanrısı olan Fırtına Tanrısı Teşup'un kabartmaları da dikkat çeker.
Mimari Yapı ve IV. Tuthaliya'nın Rolü
Yapımına III. Hattuşili döneminde başlanmış olsa da, tapınağa asıl kimliğini kazandıran ve kayaları tanrı kabartmalarıyla dolduran kişi onun oğlu Kral IV. Tuthaliya'dır.
Tapınak iki büyük odadan (galeriden) oluşur:
A Odası
A Odası: Üstü açık olan bu mekan, tanrıların resmigeçit yaptığı ana kutsal odadır.
B Odası
B Odası: Bu bölüm büyük ihtimalle Kral IV. Tuthaliya'nın ölümü sonrasında düzenlenen anma seremonileri ve ölüm ritüelleri için tasarlanmış özel bir kült alanıdır.
Ayrıca tapınağın girişinde, Kral IV. Tuthaliya'nın Tanrı Şarruma'nın şefkatli himayesi altında resmedildiği oldukça ikonik bir kabartma bulunmaktadır.
12 Yeraltı Tanrısı ve Karagöz-Hacivat Benzerliği
Tapınağın ritüel ve mitoloji açısından en gizemli kısımlarından biri, birbiri ardına sıralanmış 12 yeraltı tanrısını gösteren oldukça iyi korunmuş kabartmadır.
Son derece stilize resmedilen bu 3300 yıllık figürlerin ayin duruşları, hareketleri ve kostümleri; tuhaf bir şekilde Türk gölge oyunu karakterleri olan Hacivat ve Karagöz'ü çağrıştırmaktadır.
Bilinmeyen Orijinal İsim ve Boyalı Tanrılar
Son yıllarda Napoli'den gelen bir ekiple yürütülen yüksek çözünürlüklü 3D taramalar ve jeolojik araştırmalar, Yazılıkaya'daki kabartmaların üzerinde ince bir sıva izi tespit etmiş, bu tanrı figürlerinin orijinalinde boyalı (renkli) olabileceği ihtimalini güçlendirmiştir.
Tüm bu mitolojik görkemine ve Hitit dini açısından taşıdığı olağanüstü değere rağmen çok ilginç bir gizem bulunmaktadır: On binlerce tabletlik çivi yazılı devlet arşivlerinde Yazılıkaya'nın ismi geçmemektedir.
Metinlerde bu tapınaktan bahsedilmemesi sebebiyle, bilim insanları buranın orijinal Hititçe adını kesin olarak bilmemekte; ancak "Huvaşi" veya "Sak Hekur" gibi isimler olabileceği yönünde teoriler öne sürmektedirler.