Frig Uygarlığı'nda Sanat ve Zanaat
Frig Uygarlığı'nın "Sanat ve Zanaat" anlayışı, M.Ö. 8. yüzyılda altın çağını yaşamış olup; Hitit, Urartu, Asur ve Yunan kültürlerinin izlerini taşımasına rağmen zamanla kendi içine dönerek Anadolulu, son derece özgün bir karaktere bürünmüştür.
İçinde bulundukları coğrafyanın zenginliklerini ve Ana Tanrıça inancını üretimlerine yansıtan Friglerin öne çıkan sanat ve zanaat dalları şu şekildedir.
Ahşap İşçiliği ve Mobilyacılık
Zengin orman kaynaklarına sahip olan Frigler; ceviz, porsuk, armut, sedir, kavak ve şimşir ağaçlarını ustalıkla kullanarak marangozlukta devrim yaratmışlardır.
En dikkat çekici özellikleri, eserlerinde çivi kullanmadan geçme tekniğiyle mobilya üretmeleridir.
Geometrik desenli kakmacılık (inlay) sanatında çok ileri gitmişler; Gordion’daki Midas Tümülüsü'nden (Tümülüs MM) çıkarılan muazzam masalar, tabureler ve sehpalar, labirent ve üçgen gibi girift geometrik motiflerle bezenmiştir.
Maden Sanatı (Metal İşlemeciliği)
Maden işçiliğinde Antik Çağ'ın süper gücü sayılan Frigler, özellikle altın, gümüş ve tunç (bronz) kullanımında ustalaşmışlardır.
Frig zanaatkârlarının en büyük teknolojik icatlarından biri, günümüz çengelli iğnesinin atası olan fibuladır.
Bu fibulalar, Asur ve Yunan (İyon) gibi çevre kültürlerce oldukça beğenilmiş, değerli eserler olarak ihraç edilip taklit edilmiştir.
Ayrıca, makara kulplu (omphaloslu) kâseler, aslan, boğa ve siren başlı eklentilere sahip devasa tunç kazanlar ve geometrik bezemeli bronz kemerler maden sanatlarının zirve noktalarıdır.
Seramik ve Pişmiş Toprak (Terrakota) Sanatı
Frig boyalı seramiklerinde, özellikle M.Ö. 8. yüzyıldan itibaren gelişen zengin bir geometrik bezeme anlayışı hâkimdir.
Kap kacakların üzerinde meander (labirent), dama taşı, zikzak, üçgen, kafes ve eşmerkezli daireler kusursuz bir uyumla kullanılmıştır.
Hayvan figürleri (geyik, dağ keçisi, aslan) anatomiye çok takılmadan, genellikle siluet halinde ve stilize bir biçimde resmedilmiştir.
Mimari alanda ise Frigler, binalarının dış cephelerini doğa koşullarından korumak ve estetik katmak için pişmiş toprak (terrakota) kaplama levhaları kullanmışlardır.
Çok renkli olan bu levhalar üzerinde, Yunan mitolojisine ait "Theseus ve Minotauros" efsanesinden sahneler ile Mezopotamya kökenli "Hayat Ağacı"na tırmanan dağ keçileri gibi motifler kabartma olarak işlenmiştir.
Dokumacılık ve Tekstil
Bölgedeki kaliteli tiftik keçisi yünü ve keten lifleri, Frigya'nın Antik Çağ'da tekstil ve halıcılıkta devasa bir üne kavuşmasını sağlamıştır.
Türk halı ve kilimlerinin atası sayılan ve "Tapates" adı verilen zengin geometrik desenli kilimler üretmişlerdir.
Altın simle kumaş üzerine nakış işleme geleneğinin bir Frig buluşu olduğu kabul edilir; öyle ki Latincede nakış işlemek anlamındaki kelimenin karşılığı "phrygio"dur.
Gordion'daki idari (megaron) yapılarda bulunan binlerce dokuma tezgâhı ağırlığı, tekstilin Friglerde sadece bir el sanatı değil, aynı zamanda yüzlerce kadının çalıştığı seri üretim yapılan bir sanayi kolu olduğunu kanıtlamaktadır.
Taş İşçiliği, Heykel ve Kaya Anıtları
Friglerin doğaya ve Ana Tanrıça Kybele'ye (Matar) duydukları bağlılık, kendisini devasa boyutlardaki taş oymacılığında göstermiştir.
Dağlık Frigya (Eskişehir-Afyon) bölgesindeki sarp kayalıklara, tipik ahşap Frig evlerinin beşik çatılı ve üçgen alınlıklı mimarisini taklit eden görkemli açık hava anıtları (fasadlar) ve kaya mezarları oymuşlardır (Örn: Midas Anıtı).
Anıtların cephelerini geometrik mozaikleri andıran oymalarla süsleyen sanatçılar, tanrıçayı koruyan aslan, sfenks ve grifonları da yüksek kabartmalar halinde kayalara nakşetmişlerdir.
Mozaik ve Fildişi Oymacılığı
Gordion'daki saray yapılarının zeminleri, Anadolu’nun bilinen en eski çakıl taşı mozaik (pavement) döşemelerine ev sahipliği yapmaktadır.
Herhangi bir bağlayıcı harç kullanılmadan, kırmızı, beyaz ve mavi doğal çakıl taşlarının zemine sıkıştırılmasıyla oluşturulan bu mozaikler, Frig geometrik dehasını kentsel mekâna taşımıştır.
Ayrıca Gordion'daki atölyelerde üretilen, Kuzey Suriye sanatından bağımsız, kendi üsluplarını yarattıkları fildişi mobilya süsleri ve taraklar da ince el sanatlarındaki başarılarını gösterir.
Geniş Bağlamda Değerlendirme
Büyük bir krallık olarak tarih sahnesine çıkan Frigler; sanatı sadece estetik bir uğraş değil, aynı zamanda sosyal statü, uluslararası diplomasi aracı ve ticari bir meta olarak kullanmışlardır.
Hitit, Asur ve Yunan dünyasıyla olan etkileşimlerinden beslenseler de bunları yerel Anadolu geleneğiyle birleştirmişler; ürettikleri fibulalar, geometrik motifli tekstil ürünleri ve yarattıkları "Frigyen Mod" müzik sistemiyle kendilerinden sonraki medeniyetleri (Yunan, Lidya, Roma) derinden ve kalıcı bir şekilde etkilemişlerdir.