1. Tazminat İlkesi
Hititler, Babil'deki "göze göz, dişe diş" anlayışını benimsememiştir.
- Yaralama suçlarında para (gümüş) tazminatı uygulanırdı.
- Cinayetlerde çoğu zaman kan bedeli (tazminat) tercih edilirdi.
- Kasıtlı ve kazara verilen zarar birbirinden ayrılırdı.
2. Dinamik Hukuk
- Yaklaşık 200 maddelik kanunlar zamanla değiştirilebiliyordu.
- Cezalar gerektiğinde hafifletiliyordu.
- "Eskiden 50 şekel, şimdi 25 şekel" gibi ifadeler bunun kanıtıdır.
- Ölüm cezası genellikle isyan, kara büyü ve bazı ağır cinsel suçlarla sınırlıydı.
3. Medeni Kanun
Evlilik
- Evlilikler resmi sözleşmelerle güvence altına alınırdı.
- Başlık parası ve çeyiz hukuken düzenlenmişti.
Boşanma
- Kadınlar boşanma hakkına sahipti.
- Çeyizlerini geri alabilir, gerektiğinde tazminat talep edebilirlerdi.
Miras
- Kadınlar miras konusunda önemli haklara sahipti.
- Çeyiz kadının malı sayılır ve çocuklarına miras kalabilirdi.
İç Güveysi
- Damadın kızın evine yerleşmesi (iç güveysi) hukuken kabul edilen bir evlilik şekliydi.
4. Uluslararası Boşanma Davası
IV. Tudhaliya, Ugarit ile Amurru arasındaki evlilik anlaşmazlığında hakemlik yapmış; boşanan prensesin çeyiziyle birlikte ülkesine dönmesine karar vererek kadın haklarını uluslararası düzeyde korumuştur.
5. Köle Hakları
Hitit köleleri (Namra);
- Mülk sahibi olabiliyordu.
- Özgür kişilerle evlenebiliyordu.
- Bedel ödeyerek özgürlüğünü satın alabiliyordu.
Sonuç
Hitit hukuku; tazminat esaslı, değiştirilebilir ve medeni hukuk ağırlıklı yapısıyla çağının en gelişmiş sistemlerinden biridir. Amaç cezalandırmaktan çok toplumsal düzeni sağlamak ve anlaşmazlıkları hukuk yoluyla çözmekti.