Lidya Uygarlığı'nın Tarihsel Gelişimi
Lidya Uygarlığı’nın tarihi, mitolojik efsanelerle örülü karanlık bir başlangıçtan, Batı Anadolu’da dünya ekonomisine ve siyasetine yön veren merkezi bir imparatorluğa dönüşme ve nihayetinde trajik bir çöküşle Pers egemenliğine girme sürecini kapsar.
Kaynaklar ve tarihsel kayıtlar, başkenti Sardeis olan bu uygarlığın tarihi boyunca Atyadlar, Heraklidler (Tylonidler) ve Mermnadlar olmak üzere üç ana hanedanlık tarafından yönetildiğini ortaya koymaktadır.
1. Efsanevi Dönem ve Atyadlar Hanedanı
Lidya tarihinin en erken dönemi, efsanelerle ve yarı mitolojik figürlerle iç içe geçmiştir.
Bu ilk sülalenin bilinen en eski hükümdarı Manes ve onun oğlu Atys'tir.
Atys döneminde Lidya'da (o zamanki adıyla Maionia) 18 yıl süren çok ağır bir kıtlık yaşanmış; halk açlığını unutmak için zar ve aşık kemiği gibi oyunlar icat ederek gün aşırı yemek yeme yoluna gitmiştir.
Kıtlık bitmeyince Kral Atys, halkı ikiye bölmüş ve kura ile bir yarısını oğlu Tyrsenos'un önderliğinde ülkeden göç ettirmiştir; bu kafilenin İtalya'ya (Umbria) giderek Etrüskleri (Tyrsenler) oluşturduğu anlatılır.
Ülkede kalan kolun başına ise diğer oğlu Lydos geçmiş ve Lidyalılar adını bu kraldan alarak eski "Maionialılar" ismini terk etmişlerdir.
Atyadlar döneminin Son Tunç Çağı'ndaki Hitit İmparatorluğu'nun (örneğin IV. Tuthaliya dönemi) son demlerine ve bölgedeki yerel yöneticilerle olan ilişkilere denk geldiği düşünülmektedir.
2. Heraklidler (Tylonidler) Hanedanı
Atyadların ardından Lidya tahtına, Yunan anlatı geleneğinde meşruiyet ve köklülük kazandırmak amacıyla efsanevi kahraman Herakles'in soyuna dayandırılan Heraklidler (veya Tylonidler) geçmiştir.
Antik tarihçi Herodotos'a göre, ilk kralları Agron olan bu hanedan, 22 kuşak boyunca tam 505 yıl (MÖ 1185 - 680) hüküm sürmüştür.
Heraklid hanedanının son kralı, Yunanlıların Myrsilos adını verdikleri, "köpek boğan" anlamına gelen Kandaules'tir.
Kandaules, kendi gücüne ve kibrine yenik düşerek, karısının güzelliğini başkalarının da görmesini istemiş ve koruması (Mermnad soyundan gelen) Gyges'i karısını çıplak izlemesi için zorlamıştır.
Durumu fark eden kraliçe, Gyges'e ya kendisinin öleceğini ya da kralı öldürüp tahta geçeceğini söyleyerek bir ültimatom vermiştir.
Gyges, Kandaules'i öldürüp kraliçe ile evlenmiş ve Delfi kahinlerinin de onayını alarak iktidarı ele geçirmiş, böylece Heraklid hanedanı son bulmuştur.
3. Mermnadlar Hanedanı: Lidya'nın Altın Çağı
MÖ 7. yüzyılın başlarından (yaklaşık MÖ 680) MÖ 546 yılına kadar süren bu hanedanlık, Lidya'nın sıradan bir yerel krallıktan çıkıp dönemin en büyük imparatorluklarından birine dönüştüğü evredir.
Peş peşe gelen beş önemli kral bu sürece damga vurmuştur.
Gyges (MÖ 717-678 civarı)
İktidarı bir saray darbesiyle ele geçiren Gyges, devleti Sardeis merkezinde sıkı bir denetim altına almış ve sınırlarını Ege kıyılarına (İyonya'ya) doğru genişletmeye başlamıştır.
Ancak bu dönemde Anadolu'ya giren göçebe Kimmerlerin ağır baskısıyla karşılaşmıştır.
Gyges, Asur Kralı Asurbanipal'dan yardım istemişse de, Sardeis'in Kimmerler tarafından yağmalandığı bir savaşta hayatını kaybetmiştir.
Ardys ve Sadyattes
Gyges'in ölümünden sonra krallığı toparlama görevi bu iki krala düşmüştür.
Kimmer baskısının devam ettiği bu dönemde, Lidya devleti savunma reflekslerini geliştirmiş, iç denetimi sıkılaştırmış ve devletin dayanıklılığını kalıcı bir yapıya kavuşturmuştur.
Alyattes (MÖ 617-560 civarı)
Mermnad sülalesinin en yetenekli ve etkin krallarından biridir.
Kimmer tehlikesini Anadolu'dan tamamen kazımış ve Lidya'nın doğu sınırlarını Halys'e (Kızılırmak) kadar genişletmiştir.
Doğuda yükselen Med İmparatorluğu ile Kızılırmak boylarında beş yıl savaşmış, 28 Mayıs 585'te meydana gelen Güneş tutulmasını tanrısal bir işaret sayarak savaşa son vermiş ve Kızılırmak'ı sınır kabul eden bir barış antlaşması yapmıştır.
Parayı standartlaştırıp ilk elektron sikkeleri basan da odur.
Kroisos (Karun) (MÖ 560-546)
Lidya'nın sınırlarını ve zenginliğini zirveye taşımıştır.
Ege'deki İyon kentlerini (Ephesos gibi) hakimiyeti altına alıp vergiye bağlamış, saf altın ve gümüş sikkeleri bastırarak devasa bir servet ("Karun kadar zengin") yaratmıştır.
Ancak kibri ve aşırı güveni, sonunu getirmiştir.
Doğuda Medleri yıkarak güçlenen Pers Kralı Büyük Kiros (Kyros)'a saldırmadan önce Delfi kahinine danışmış, "büyük bir imparatorluk yıkılacak" kehanetini yanlış yorumlayarak kendi imparatorluğunun yıkımını başlatmıştır.
4. Pers İstilası ve Çöküş (MÖ 546 ve Sonrası)
Kroisos, Perslerle Pteria'da (Kapadokya) yaptığı ve yenişemediği savaşın ardından kışı geçirmek için Sardeis'e dönmüş ve paralı askerlerini terhis etmiştir.
Ancak Kiros, beklenmedik bir şekilde ordusuyla onu takip etmiştir.
Başkent surları önündeki Thymbra (Timbra) Savaşı'nda, Persler Lidyalıların güçlü süvarilerini ürkütmek için en öne develeri sürmüş, Lidya ordusunu bozguna uğratmıştır.
İki haftalık kuşatmanın ardından Sardeis düşmüş, Kroisos esir alınarak (ve bir anlatıya göre odun ateşinde yakılarak) bağımsız Lidya devleti tarih sahnesinden silinmiştir.
Lidya toprakları bu tarihten itibaren Perslerin "Sparda" satraplığı (eyaleti) haline gelmiş; MÖ 499'daki İyon Ayaklanması'nda Sardeis yakılmış, MÖ 334 yılında ise Büyük İskender'in kenti almasıyla Pers egemenliği son bulup Helenistik döneme geçilmiştir.