Lidya Dili (Lydce)
Lydce (Lidya Dili), Hint-Avrupa dil ailesinin Anadolu grubuna mensup olan ve Lidya Uygarlığı'nın kültürel kimliğini yansıtan en önemli unsurlardan biridir.
Hint-Avrupa dil ağacının Hitit-Luvi kolunda yer alan Lydce;
- Luvice,
- Likçe,
- Karca,
- Sidece
ile akrabadır.
Ancak dilbilimsel araştırmalar, Lydce'nin bu gruptan oldukça erken ayrıldığını ve zamanla diğer Anadolu dillerinden önemli ölçüde farklılaştığını göstermektedir.
Nitekim Asur kayıtlarına göre, Lidyalılar komşularından öylesine farklı bir dil konuşuyorlardı ki Asur Kralı Asurbanipal, kendisine gelen Lidya elçilerinin dilini çevirecek tercüman bulmakta zorlanmıştır.
Lidya'nın kültür ve sanat hayatında yazının ve dilin oynadığı rol, günümüze ulaşan arkeolojik ve epigrafik veriler ışığında şu şekilde açıklanmaktadır.
Yazı Sistemi ve Alfabe
Lidyalılar kendi dillerinde yazılı eserleri MÖ 6. yüzyılın başlarından itibaren vermeye başlamışlardır.
Lidya alfabesi;
- Yunan alfabesinden uyarlanmıştır.
- Toplam 26 harften oluşmaktadır.
- 8 sesli ve 18 sessiz harf içerir.
Metinlerde kelimeler çoğunlukla boşluklar veya ayırıcı işaretlerle birbirinden ayrılmıştır.
Yazılar genel olarak sağdan sola doğru yazılmıştır.
Bununla birlikte Arkaik Dönem'de;
- soldan sağa yazılmış örnekler,
- boustrophedon (bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa) sistemiyle yazılmış metinler
de bulunmaktadır.
Lidya alfabesinin Frig ve Likya yazılarıyla gösterdiği benzerlik, Fenike etkisinden çok Batı Anadolu'da gelişen ortak yazı kültürünün bir sonucu olarak değerlendirilmektedir.
Kültür, Sanat ve Gündelik Hayatta Kullanımı
Bugüne kadar yaklaşık 115 Lydce yazıt tespit edilmiştir.
Bu yazıtların büyük bölümü Sardeis ve çevresinde bulunmuştur.
Lydce'nin günlük yaşam ve sanat eserleri üzerindeki kullanımı oldukça çeşitlidir.
Seramikler ve Küçük Objeler
Lydce'nin en eski örnekleri, MÖ 7. yüzyıla ait seramik kaplar üzerine kazınmış kısa graffitolar şeklindedir.
Ayrıca;
- mühürler,
- sikkeler,
- küçük günlük kullanım eşyaları
üzerinde de Lidya dilinde yazılar yer almaktadır.
Mezar Stelleri ve Adak Taşları
Lydce'nin en uzun metinleri MÖ 5. yüzyıldan itibaren taş anıtlar üzerinde görülmektedir.
Bu yazılar çoğunlukla;
- mezar stellerinde,
- adak taşlarında,
- kutsal alanlarda
yer almaktadır.
Sardeis çevresindeki mezar taşlarında yalnızca ölen kişinin adı yazılmamış, aynı zamanda mezarı bozacak veya yağmalayacak kişilere yönelik lanet ifadeleri de kazınmıştır.
Bu metinlerde;
"Bunu kim yıkarsa... sahip olduğu tüm varlığı Artemis Ephesia'ya adıyorum."
benzeri beddualar yer almaktadır.
Bu yazıtlar, Lidyalıların hem dini inançlarını hem de mezar kültürünü anlamamızı sağlayan en önemli belgeler arasındadır.
İdari Terimler
Lydce yalnızca dini ve günlük yaşamda değil, devlet yönetiminde de kullanılmıştır.
Kaistros (Küçük Menderes) Vadisi'nde bulunan bir yazıtta Pers yönetim sistemine ait "satrap" unvanının Lidya dilinde "satrabas" biçiminde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Bu bulgu, Pers idari sisteminin Lidya diline nasıl uyarlandığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Lydce'nin Çözümlenmesi
Lydce'nin çözülmesi, Mısır hiyerogliflerinin çözümüne benzer şekilde gerçekleşmiştir.
Araştırmacılar;
- Lydce-Aramice,
- Lydce-Grekçe
olarak hazırlanmış çift dilli (bilingual) yazıtları karşılaştırarak dili büyük ölçüde çözmeyi başarmışlardır.
Buna rağmen;
- yazıt sayısının azlığı,
- metinlerin kısa olması,
- Lydce'nin diğer Anadolu dillerinden oldukça farklılaşmış yapısı
nedeniyle bugün hâlâ anlamı çözülemeyen çok sayıda Lidya kelimesi bulunmaktadır.
Dilin Yok Oluşu
Lidya yazısı, Pers egemenliği sonrasında da kullanılmaya devam etmiş ve MÖ 3. yüzyıla kadar taş anıtlar üzerinde varlığını sürdürmüştür.
Ancak Helenistik Dönem'de Eski Yunanca bölgenin ortak iletişim dili hâline gelmiştir.
Yunancanın giderek yaygınlaşması sonucunda Lydce günlük hayattan çekilmiş, nesilden nesile aktarılmamış ve MÖ 1. yüzyıla gelindiğinde tamamen konuşulmaz hâle gelerek tarih sahnesinden silinmiştir.
Lydce'nin Tarihteki Önemi
Lydce, yalnızca Lidyalıların konuştuğu yerel bir dil değildir. Aynı zamanda Lidya'nın kültürel kimliğini, dini inançlarını, hukuk anlayışını ve günlük yaşamını günümüze taşıyan en önemli miraslardan biridir. Kendine özgü alfabesiyle yazılan mezar yazıtları, adak taşları, sikkeler ve seramikler sayesinde Lidya toplumunun sosyal yapısı, devlet düzeni ve kültürel dünyası hakkında değerli bilgiler elde edilmektedir.