1. Kadeş Barış Antlaşması'nda Mühür Sahibi Olması
Puduhepa'nın en büyük diplomatik başarılarından biri, Mısır ile Hititler arasında milattan önce 1259'da imzalanan ve tarihin bilinen ilk eşit şartlardaki yazılı barış antlaşması olan Kadeş Antlaşması'na bizzat kendi mührünü basmış olmasıdır.
Mısır'a gönderilen Akatça antlaşma metninde Kral III. Hattuşili'nin mührünün yanında, ona denk bir şekilde Kraliçe Puduhepa'nın da mührü yer almış, böylece iki imparatorluk arasındaki barışın temel mimarlarından biri olarak uluslararası alanda tanınmıştır.
2. Mısır Sarayı ile Doğrudan Yazışmalar ve Dostluk İlişkileri
Kraliçe Puduhepa, diplomaside son derece aktif rol alarak Mısır Firavunu II. Ramses ile doğrudan mektuplaşmış ve müzakereler yürütmüştür.
İki saray arasında gelişen bu sıcak ilişkilerde sadece firavunla değil, Mısır Kraliçesi Naptera (Nefertari) ile de doğrudan haberleşmiştir. Naptera'nın Puduhepa'ya gönderdiği dostluk ve iyi niyet mektubu, iki süper güç arasındaki barışın pekişmesini sağlamış ve kadınların uluslararası diplomaside oynadığı belirleyici rolü tarihe kazımıştır.
3. "Çöpçatanlık" Diplomasisi ve Kriz Yönetimi
Müttefik krallıklarla ve yabancı güçlerle bağları kuvvetlendirmek isteyen Puduhepa, kendi aile bireyleri ile yabancı krallar arasında evlilikler düzenleyerek adeta uluslararası resmi bir çöpçatan gibi çalışmıştır.
Kendi kızlarından birinin Firavun II. Ramses'in haremine gelin gitmesi sürecini bizzat koordine etmiştir. Bu evlilik hazırlıkları sırasında Hitit depolarının yanması ve çeyizin gecikmesi sebebiyle sabırsızlanan Ramses'i akıllıca yazışmalarla idare etmiş ve krizi çözmüştür.
Ayrıca bu diplomatik evliliği fırsata çevirerek Hitit ülkesinde yaşanan şiddetli kuraklık döneminde Mısır'dan ülkesi için hayati önem taşıyan buğday yardımını istemeyi başarmıştır.
4. Bağımsız Mühür Kullanımı ve Doğu Akdeniz'deki Donanması
Uluslararası yazışmalarda ve yasal metinlerde kocasıyla ortak mühürler kullanmasının yanı sıra, tamamen kendine ait bağımsız mühürler de kullanmıştır.
Diplomatik nüfuzu Mısır ile sınırlı kalmamış; Ugarit gibi Hititlere bağlı zengin liman şehirlerinin krallarıyla da doğrudan yazışarak onlara talimatlar vermiştir.
Daha da çarpıcı olanı, Doğu Akdeniz ticaretinde söz sahibi olabilmek için Ugarit kıyılarında bizzat kendine ait ciddi bir donanmaya (gemi filosuna) komuta etmiş olmasıdır.
Ayrıca zaman zaman uluslararası yasal davalara dahi doğrudan başkanlık ederek bir kraliçenin yetkilerinin çok ötesine geçmiştir.
5. "Tawananna" Unvanıyla İktidarını ve Diplomatik Gücünü Koruması
Hitit devlet geleneğinde "Tawananna" (Ana Kraliçe) unvanı ömür boyu taşınırdı.
Eşi III. Hattuşili öldükten sonra Puduhepa gücünü kaybetmemiş; üvey oğlu IV. Tudhaliya'nın krallığı döneminde de bir "valide sultan" gibi devlet yönetimine ve diplomatik anlaşmalara yön vermeye devam etmiştir.
İktidarı boyunca Hitit dininin Hurrileşmesi ve panteonun düzenlenmesi gibi çok büyük kültürel reformlara da öncülük ederek devlet politikasını bir bütün olarak şekillendirmiştir.