1. Neden İmzalandı? (Uluslararası Konjonktür)

Suriye'nin zengin ticaret şehirlerini kontrol etmek için M.Ö. 1274'te Kadeş'te karşı karşıya gelen Hitit Kralı II. Muvatalli ve Mısır Firavunu II. Ramses, ağır kayıpların verildiği bu savaşın ardından birbirlerini kesin olarak yok edemeyeceklerini anlamışlardı.

Savaşı takip eden yıllarda Doğu'da giderek güçlenen ve Mitanni Krallığı'nı yıkan Asur tehdidi, dönemin her iki süper gücünü de (Mısır ve Hititler) sınırlarını güvence altına alacak kalıcı bir barışa mecbur bırakmıştır.

Kadeş Savaşı'ndan tam 16 yıl sonra, M.Ö. 1259'da Hitit Kralı III. Hattuşili ile II. Ramses arasında bu antlaşma imzalanmıştır.

2. Diplomatik Hükümler ve Modern Uluslararası Hukukun Temelleri

Kadeş Antlaşması, tarihin bilinen ilk eşit şartlardaki uluslararası yazılı barış antlaşmasıdır.

Son derece modern ve kapsamlı hükümler içeren bu antlaşmanın temel özellikleri şunlardır:

Eşitlik ve Kardeşlik

Her iki imparatorluk da birbirini "Büyük Kral" statüsünde eşit ve "kardeş" olarak tanımış, aralarında güzel bir kardeşliğin ve sonsuz barışın süreceği beyan edilmiştir.

Hitit metinlerinde hep kendini üstün gören Mısır Firavunu'nun, Hitit Kralı'nı resmi olarak eşit bir hükümdar kabul etmesi diplomatik açıdan büyük bir devrimdir.

Karşılıklı Savunma İttifakı

Taraflar sadece birbirlerine saldırmayacaklarına söz vermekle kalmamış, aynı zamanda üçüncü bir dış düşmana (özellikle Asur tehlikesine) karşı veya iç isyanlar durumunda birbirlerine askeri yardım göndermeyi (ortak savunmayı) taahhüt etmişlerdir.

Siyasi Mültecilerin İadesi

Günümüz uluslararası hukukunun belkemiği olan diplomatik sığınmacıların, siyasi kaçakların ve mültecilerin iade edilmesi hususu bu antlaşmada açıkça kurala bağlanmıştır.

3. Diplomatik Dil, Şekil ve Kraliçe Puduhepa'nın Gücü

Antlaşma, o çağın uluslararası diplomasi dili (lingua franca) olan Akatça dilinde gümüş tabletler üzerine yazılarak karşılıklı olarak başkentlere gönderilmiştir.

Bu gümüş tabletler günümüze ulaşamasa da, antlaşmanın kil tablet üzerine yazılmış Akatça kopyası Hattuşa (Boğazköy) arşivlerinde bulunmuş olup bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenmektedir.

Mısır'a giden nüsha ise Mısır diline çevrilerek Firavun II. Ramses tarafından Karnak ve Ramesseum tapınaklarının duvarlarına hiyerogliflerle kazınmıştır.

Antlaşmanın en dikkat çekici detaylarından biri, metin üzerinde Mısır Firavunu ve Hitit Kralı'nın mührünün yanı sıra Hitit Kraliçesi Puduhepa'nın da mührünün bulunmasıdır.

Bir kraliçenin kendi adına uluslararası bir antlaşmaya mühür basması, Anadolu kadınının diplomasideki sarsılmaz gücünü kanıtlamaktadır.

4. "Çöpçatanlık Diplomasisi" ve Kalıcı Barış (Sonuçları)

Kadeş Antlaşması amacına ulaşmış; iki eski düşman, tarihte eşine az rastlanır bir şekilde dost ve müttefik olmuştur.

Bu kalıcı barış, sadece kâğıt üzerinde kalmamış, bizzat saraylar arası "çöpçatanlık diplomasisi" ve siyasi evliliklerle pekiştirilmiştir.

III. Hattuşili ve Kraliçe Puduhepa, kendi kızlarını (örneğin Mısır'da Maathotneferure adını alan prensesi) Firavun II. Ramses'in haremine gelin göndererek iki imparatorluğu kan bağıyla da birbirine bağlamıştır.

Ayrıca barış süreci boyunca Kraliçe Puduhepa ile Mısır Kraliçesi Naptera (Nefertari) arasında dostluk mektuplarının ve hediyelerin gidip geldiği samimi bir kişisel diplomasi ağı yürütülmüştür.

Sonuç

Tüm bu özellikleriyle Kadeş Barış Antlaşması, devletlerin beka sorununu kılıçla değil diplomasiyle çözdükleri ve modern dış politikanın temellerinin atıldığı kusursuz bir örnektir.

Bu eşsiz niteliği nedeniyle, barışın ve uluslararası diplomasinin sembolü olarak antlaşmanın büyütülmüş bir kopyası bugün New York'taki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi binasının girişinde asılıdır.