1. Asur Tehdidi ve Diplomasinin Zorunluluğu

III. Hattuşili tahta geçtiğinde, Yakındoğu'nun siyasi haritası değişmişti. Doğuda giderek güçlenen Asur Devleti, Hititler için bir tampon olan Mitanni Krallığı'nı yıkarak büyük bir tehdit haline gelmişti.

III. Hattuşili, devleti bu yeni ve tehlikeli güce karşı korumak için Mısır ve Babil ile ilişkileri düzeltmesi gerektiğini biliyordu.

Bu durum, imparatorluğun sorunları çözmek için kılıç yerine kalemi (diplomasiyi) tercih ettiği dönemi başlatmıştır.

2. Kadeş Barış Antlaşması (M.Ö. 1259) ve Kalıcı Barış

Asur tehdidinin büyümesi, yıllarca Suriye egemenliği için savaşan Hitit ve Mısır imparatorluklarını barışa zorlamıştır.

Ünlü Kadeş Savaşı'ndan tam 16 yıl sonra, III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. Ramses arasında, tarihin bilinen ilk eşit şartlardaki yazılı barış antlaşması imzalanmıştır.

Dönemin diplomatik dili olan Akatça ile yazılan bu antlaşma; karşılıklı saldırmazlık, savunma ittifakı (üçüncü bir devlete karşı yardımlaşma) ve siyasi mültecilerin iadesi gibi son derece modern diplomatik hükümler içeriyordu.

Antlaşma o kadar başarılı olmuştur ki, iki eski düşman müttefik ve dost olmuş, Hitit ve Mısır sarayları arasında yüzü aşkın samimi mektuplaşma ("kardeşim" hitaplarıyla) yaşanmıştır.

3. Uluslararası Çöpçatanlık ve Siyasi Evlilikler

III. Hattuşili ve güçlü eşi Kraliçe Puduhepa, kurdukları barışı ve ittifakları hanedan evlilikleri yoluyla perçinlemekte ustaydılar.

Mısır'la İttifak

Kadeş Antlaşması'nı sağlamlaştırmak için Hitit prenseslerinden biri (ve daha sonra bir başkası) Firavun II. Ramses'in haremine eş olarak gönderilmiş, bu Hititli gelin Mısır'da Maathotneferure adıyla büyük kraliçe (baş eş) statüsüne yükselmiştir.

Amurru İttifakı

Stratejik Amurru bölgesini güvenceye almak için, tahttan indirilmiş olan Benteşina'yı yeniden Amurru Kralı yapmış ve çapraz bir evlilik ağı kurmuştur.

Hattuşili, kendi kızı Gaşşulawi'yi Benteşina'ya vermiş, kendi oğlu Nerikkaili'yi ise Benteşina'nın kızıyla evlendirerek bölgedeki vasal devleti sarsılmaz bir bağla Hititlere bağlamıştır.

4. Kraliçe Puduhepa'nın Aktif Diplomatik Rolü

Bu dönemin diplomasisinde Kraliçe Puduhepa'nın eşsiz bir rolü vardır.

Bir İştar rahibesi olan ve Hurri kültürüyle yetişen Puduhepa, imparatorluğun dış ilişkilerinde kocasının en büyük danışmanı ve uygulayıcısıydı.

Siyasi evlilikleri resmi bir "çöpçatan" gibi organize etmiş, Kadeş Antlaşması'na bizzat kendi mührünü basmış ve II. Ramses ile onun eşi Nefertari (Naptera) ile doğrudan diplomatik mektuplar yazışmıştır.

Eski Çağ dünyasında bir kraliçenin bu denli bağımsız bir diplomatik güce sahip olması olağanüstüdür.

5. Güç Dengesini Korumak: Babil ve Asur ile Yazışmalar

Hattuşili sadece Mısır'la yetinmemiş, dönemin diğer büyük güçleri olan Babil (Kadashman-Turgu vb.) ve hatta potansiyel düşman Asur (I. Şulmanu-aşerid, I. Tukulti-Ninurta) krallarıyla da düzenli mektuplaşarak ince bir diplomasi yürütmüştür.

Bu mektuplar sayesinde sınırlarını neredeyse hiç askeri savaşa girmeden güvence altında tutmayı başarmıştır.

6. İç Politikada Pragmatik "Diplomasi" ve Propaganda

Dışarıda kusursuz bir diplomat olan III. Hattuşili, iç politikada da son derece kurnazdı.

Tahta yasal yollarla değil, yeğeni Urhi-Teşup'u (III. Murşili) sürgüne gönderip iktidarı gasp ederek çıkmıştı.

Yaptığı bu yasadışı eylemi aklamak ve krallığını meşrulaştırmak için "Hattuşili'nin Savunması" (Müdafaası) adı verilen ve tarihin ilk siyasi otobiyografilerinden biri sayılan metni yazdırmıştır.

Burada da askeri zorbalıktan ziyade, suçun yeğeninde olduğunu ve İştar'ın ilahi iradesiyle tahta çıktığını anlatan bir siyasi propaganda ve ikna yöntemi kullanmıştır.

Sonuç

İmparatorluk Dönemi'nde III. Hattuşili'nin saltanatı, bir devleti süper güç yapan şeyin sadece orduların büyüklüğü olmadığını, aynı zamanda uluslararası antlaşmalar, siyasi evlilikler ve akıllıca yürütülen denge politikaları olduğunu kanıtlar.

Kadeş Antlaşması ve çevresindeki diplomatik ağ, günümüz modern uluslararası ilişkilerinin de ilk prototiplerinden biri olarak kabul edilmektedir.