1. Başkentin Taşınması
Devletin başkentini Hattuşa'dan güneydeki Tarhuntaşşa'ya (Konya/Karaman bölgesi) taşımıştır.
Hitit tarihinde ilk kez görülen bu radikal kararın amacı, hem Mısır'a ve Suriye cephesine daha yakın bir askeri üs kurmak hem de kuzeydeki Kaşka kabilelerinin bitmek bilmeyen saldırılarından uzaklaşmaktır.
2. Yukarı Ülke'nin Hattuşili'ye Bırakılması
Başkenti taşırken, krallığın kuzey sınırlarının (Yukarı Ülke / Hakmiş) güvenliğini ve ordu komutanlığını kardeşi Hattuşili'ye bırakmıştır.
Hattuşili, Kaşkaları bertaraf edip kutsal Nerik kentini geri alarak abisinin güney cephesine tam odaklanmasını sağlamıştır.
Ancak bu durum, imparatorluğun fiilen ikiye bölünmüş gibi yönetilmesine ve gelecekteki taht kavgalarına zemin hazırlamıştır.
3. Diplomatik Güvenceler
Batı Anadolu'yu güvence altına almak için Wilusa (Troya) Kralı Alakşandu ve Seha Nehri Ülkesi Kralı Masturi ile askeri antlaşmalar yapmış ve kız kardeşini evlendirerek bölgesel ittifaklarını sağlamlaştırmıştır.
4. Kadeş Savaşı (M.Ö. 1274)
Suriye'yi geri almakta kararlı olan hırslı Firavun II. Ramses, Amon, Re, Ptah ve Set tümenlerinden oluşan yaklaşık 20.000-25.000 kişilik bir orduyla yola çıkmıştır.
Buna karşılık II. Muvatalli, Anadolu ve Suriye'deki vasal ile müttefik krallıklardan topladığı yaklaşık 37.000 piyade ve 2.500-3.500 arası ağır (üç kişilik) savaş arabasından oluşan devasa bir güçle onu Kadeş Ovası'nda beklemeye başlamıştır.
İstihbarat Yanılgısı
Muvatalli, Ramses'e sahte kaçaklar (Hitit casusu olan bedeviler) göndererek Hitit ordusunun Kadeş'ten çok uzakta, Halep'te olduğu yalanına inandırmıştır.
Pusu ve Baskın
Kibre kapılıp ordusunu bölen ve sadece Amon tümeniyle hızla ilerleyip kamp kuran Ramses, Kadeş'in arkasında gizlenen asıl Hitit ordusunun ani saldırısına uğramıştır.
Hitit savaş arabaları, henüz yürüyüş düzeninde olan Re tümenini darmadağın etmiş ve ardından doğrudan Mısır karargâhına girerek büyük bir kaos yaratmıştır.
Savaşın Dönüm Noktası
Mısır ordusu tamamen yok olmanın ve Ramses'in esir düşmenin eşiğine gelmişken, batıdan sahile gelen "Nearin" adlı Mısır takviye birlikleri ve güneyden yetişen Ptah tümeninin alana girmesiyle savaşın seyri değişmiştir.
Muvatalli, riske girmemek için piyade yedeklerini sahaya sürmekten kaçınmış ve akşam olduğunda iki ordu birbirinden ayrılmıştır.
5. Savaşın Sonuçları ve İmparatorluk Açısından Önemi
İki tarafın da ağır kayıplar verdiği ve net bir taktiksel galibin çıkmadığı savaşın ardından hem Ramses hem de Muvatalli zafer ilan etmiştir.
Ramses, Hititleri tek başına yendiğine dair abartılı yazıtları Mısır tapınaklarına kazıtsa da; stratejik ve gerçek galip Hititler olmuştur. Zira savaşın temel amacı olan Kadeş ve Amurru bölgesi Hititlerin egemenliğinde kalmıştır.
Hititlere verdiği yemini bozan Amurru Kralı Benteşina tahttan indirilmiş, yerine Şapili getirilmiştir.
İmparatorluk dönemi genel siyaseti açısından Kadeş Savaşı'nın en kalıcı etkisi, bu iki devasa gücün birbirini savaş yoluyla kesin olarak yok edemeyeceklerini kavramış olmasıdır.
Asur tehlikesinin doğuda giderek büyümesi ve iç sorunlar, iki imparatorluğu da barışa mecbur bırakmış; savaştan 16 yıl sonra (II. Muvatalli öldükten sonra başa geçen kardeşi III. Hattuşili döneminde) tarihin ilk eşit şartlardaki uluslararası antlaşması olan meşhur Kadeş Barış Antlaşması (M.Ö. 1259) imzalanmıştır.
Savaşın hemen sonrasında ise II. Muvatalli ölmüş ve yerine geçen oğlu Urhi-Teşup (III. Murşili) ile amcası Hattuşili arasında devleti fiilen bölen şiddetli bir taht kavgası yaşanmıştır.