1. Tahtı Gasp Etmesi ve Başarısı

I. Şuppiluliuma, henüz bir prensken askeri dehasını kanıtlamış, hasta babası adına seferleri bizzat yöneterek büyük başarılar kazanmıştı.

Ancak tahta yasal yollarla çıkmamıştır; Telepinu Fermanı'nı (veraset yasasını) çiğnemiş, tahtın asıl varisi olan "Genç Tudhaliya"yı (kardeşi/yeğeni) bertaraf edip (öldürerek) tahtı gasp etmiştir.

İşlediği bu büyük suça rağmen, askeri dehası ve elde ettiği zaferler sayesinde halk ve soylular tarafından çok sevildiği için iktidarı kabul görmüştür.

2. Askeri Deha ve Mitanni'nin Çökertilmesi

Şuppiluliuma'nın en büyük hedefi, dönemin ticaret ve zenginlik merkezi olan Kuzey Suriye'yi ele geçirmekti.

Bu bölgedeki en büyük rakibi güçlü Hurri-Mitanni İmparatorluğu'ydu.

Şuppiluliuma, askeri bir deha örneği sergileyerek Mitanni ordusuna Suriye üzerinden cepheden saldırmak yerine; ordusunu kuzey ve doğu dağlarından geçirip, Fırat Nehri'ni aşarak doğrudan Mitanni başkenti Waşşukanni'yi vurmuştur.

Hazırlıksız yakalanan Mitanni Devleti tek bir seferde parçalanmış ve giderek güçlenen Asur tehdidine karşı Hititlere bağlı bir "tampon (vasal) devlet" haline getirilmiştir.

3. Mükemmel Diplomat: Vasal Devletler ve Siyasi Evlilikler Ağı

Şuppiluliuma, gücünü sadece askeri zorbalıkla değil, zekice kurguladığı bir yönetim ağıyla kalıcı hale getirdi.

Vasal Sistem

Kuzey Suriye'yi fethettikten sonra Kargamış ve Halep (Halpa) gibi dönemin en kilit ticaret şehirlerini doğrudan Hattuşa'dan yönetmek yerine, buralara kendi oğullarını (Piyassili/Şarrikuşuh ve Telipinu) vali ve kral olarak atayarak sağlam bir federasyon sistemi kurdu.

Ugarit ve Amurru gibi zengin ticaret limanlarını da kendisine bağladı.

Diplomatik Evlilikler

Uluslararası ittifaklarını siyasi evliliklerle taçlandırdı.

Doğu'daki Hayaşa Kralı ile kendi kız kardeşini, Mitanni Kralı Mattiwaza ile kendi kızını evlendirdi.

Daha da cüretkar bir hamleyle, Babil İmparatorluğu ile müttefik olmak için tüm çocuklarının annesi olan Hititli eşi (Henti) sürgüne gönderip Babil Prensesi (Malnigal) ile evlenerek onu Tawananna (Büyük Kraliçe) yaptı.

4. Mısır Kraliçesinin Mektubu (Zannanza Olayı)

Şuppiluliuma'nın gücünün zirvesi, dönemin diğer süper gücü Mısır'dan gelen akıl almaz bir tekliftir.

Mısır Firavunu Tutankhamun'un genç yaşta ölmesi üzerine, dul Kraliçe Ankhesenamun doğrudan Şuppiluliuma'ya bir mektup yazmıştır.

Kraliçe mektubunda, kendi hizmetkarlarından biriyle evlenmek istemediğini, çok oğlu olduğunu duyduğu Şuppiluliuma'dan Mısır'a firavun olması için bir oğlunu göndermesini talep etmiştir.

Başlangıçta bunun bir tuzak olduğundan şüphelenen Şuppiluliuma, elçileri vasıtasıyla durumu araştırıp teyit ettirdikten sonra oğlu Zannanza'yı Mısır'a yollamıştır.

Eğer bu olay gerçekleşseydi, Hititler Mısır'ı da savaşmadan yönetecek güce erişecekti.

Ancak Hitit Prensi Zannanza, yolda Mısırlı muhalifler (büyük ihtimalle General Ay veya Horemheb) tarafından pusuya düşürülüp katledildi.

5. Trajik Sonu: Veba Salgını

Oğlunun haince öldürülmesine büyük bir öfke duyan I. Şuppiluliuma, Kuzey Suriye'deki Mısır hedeflerine acımasız intikam seferleri düzenledi.

Bu seferlerden Hitit başkenti Hattuşa'ya getirilen binlerce Mısırlı savaş esiri, Hitit ülkesine çok ölümcül bir veba (salgın hastalık) getirdi.

Tam 20 yıl boyunca imparatorluğu kasıp kavuran, halkı ve orduyu perişan eden bu salgın; M.Ö. 1322 dolaylarında I. Şuppiluliuma'nın ve onun hemen ardından tahta çıkan veliahdı II. Arnuwanda'nın da ölümüne sebep oldu.

Sonuç

I. Şuppiluliuma; askeri dehası, pragmatik diplomasisi ve acımasız stratejileriyle, Hitit Krallığı'nı İmparatorluk Çağı'na taşımış ve antik dünyanın en büyük süper güçlerinden birini yaratmıştır.

Ölümü trajik olsa da, oğlu II. Murşili'ye sınırları Ege'den Fırat'a uzanan, kendi döneminin süper gücü devasa bir imparatorluk miras bırakmıştır.