1. Kuzey Suriye'nin Fethi ve Babil Seferi (M.Ö. 1595)

I. Murşili, ilk olarak dedesinin tamamlayamadığı bir hedefi gerçekleştirerek Kuzey Suriye'ye yönelmiş, Halep'i (Halpa) fethederek bölgedeki güçlü Yamhad Krallığı'na son vermiştir.

Bu zafer, Hititlere Mezopotamya'nın kapılarını ardına kadar açmıştır.

Ardından antik dünyada şok etkisi yaratan o cüretkar hamlesini yapmış; ordularını başkent Hattuşa'dan yaklaşık 2000 kilometre öteye, Mezopotamya'nın kalbine yürüterek ünlü Babil Seferi'ni gerçekleştirmiştir.

Milattan önce 1595 (bazı kaynaklara göre 1531) yılında gerçekleşen bu muazzam seferle, dönemin en büyük metropolü olan Babil kentini ele geçirmiş ve ünlü Hammurabi'nin soyundan gelen Babil hanedanlığına (Kral Samsu-Ditana'nın yönetimine) son vermiştir.

2. Seferin Niteliği ve Etkileri

I. Murşili'nin Babil'i kalıcı olarak Hitit topraklarına katmak gibi bir amacı yoktu; nitekim anayurda bu kadar uzak bir bölgeyi lojistik olarak elde tutmak, oraya garnizon ve yönetici atamak imkansızdı.

Hitit ordusu, Zagros Dağları'ndan gelen Kassitlerle ittifak yaparak şehrin yönetimini onlara bırakmış, şehri yağmalayıp elde ettiği devasa hazinelerin yanı sıra Babilli bilgin ve sanatçıları da yanına alarak Anadolu'ya geri dönmüştür.

Bu destansı sefer, Hititlerin yenilmezliğini ve istedikleri her yere ulaşabilecek muazzam bir askeri güce sahip olduklarını kanıtlamış, onları antik dünyanın ciddiye alınması gereken süper güçlerinden biri olarak küresel sahneye taşımıştır.

3. Suikast ve Eski Krallık'ta Kaos Döneminin Başlaması

I. Murşili'nin bu eşsiz zaferi, Eski Krallık Dönemi'nin siyasi tarihi açısından maalesef büyük bir yıkımın da başlangıcı olmuştur.

Babil fatihi genç kral, devasa ganimetlerle başkent Hattuşa'ya döndükten kısa bir süre sonra, kendi eniştesi (kız kardeşinin kocası) Hantili ve onun suç ortağı Zidanta tarafından düzenlenen bir saray komplosuyla katledilmiştir.

4. Gaspçı Krallar Devri ve Siyasi Çöküş

I. Murşili'nin kanlı bir şekilde tahttan indirilmesi, Hitit Eski Krallık Dönemi'ni derinden sarsan yaklaşık yüz yıllık bir karanlık çağı, yani "Gaspçı Krallar Devri"ni başlatmıştır.

İktidarın meşru ve yasal yollarla değil, cinayetle el değiştirdiği bu istikrarsız dönemde devlet otoritesi hızla çökmüş; Hantili, Zidanta, Ammuna ve Huzziya gibi krallar birbirlerini katlederek başa geçmişlerdir.

Murşili döneminde ulaşılan o devasa sınırlar bu iç savaşlar yüzünden korunamamış; Kuzey Suriye'deki topraklar tamamen kaybedilmiş ve orada Hititlere büyük rakip olacak Hurri-Mitanni Devleti kurularak güçlenmiştir.

Eş zamanlı olarak Karadeniz bölgesinden gelen göçebe Kaşkalar da savunmasız kalan Hitit topraklarına yıkıcı akınlar düzenlemeye başlamıştır.

Sonuç

I. Murşili'nin Babil Seferi Eski Krallık Dönemi'nin askeri ve politik doruk noktasıyken, onun suikasta uğraması Hitit Devleti'nin varlığını tehdit eden büyük bir iç çöküşe zemin hazırlamıştır.

Bu şiddet sarmalı ancak yıllar sonra Kral Telepinu'nun taht kavgalarını yasaklayan ve veraset kurallarını belirleyen ünlü fermanıyla durdurulabilmiştir.