HUKUK SİSTEMİ: Tazminat ve Haklar Temelli Bir Düzen
Tazminat (Fidye) Esası
Hitit hukuku, dönemin ünlü Babil (Hammurabi) kanunlarındaki "kısasa kısas" (göze göz, dişe diş) mantığı yerine daha insancıl olan tazminat ve fidye ödeme sistemine dayanıyordu. Örneğin bir adam başka birinin dişini kırarsa veya bir uzvuna zarar verirse, bunun karşılığında belirli bir miktar gümüş (şekel) para cezası öderdi.
Dinamik ve Gelişen Yasalar
Yaklaşık 200 maddeden oluşan Hitit kanunları statik değildi, zamanın ve toplumun ihtiyaçlarına göre değişebiliyordu. Tabletlerde yer alan "Eskiden 50 şekel öderdi, ama artık 25 şekel ödeyecektir" gibi ibareler, yasaların zamanla revize edildiğini ve cezalarda indirimlere gidildiğini göstermektedir.
İleri Düzey Kadın Hakları
Kadınların boşanma hakkı vardı ve boşandıklarında çeyizlerini alarak baba evine dönebilirlerdi. Kral IV. Tudhaliya döneminde, bir Hitit prensesinin Ugarit kralından boşanıp çeyiziyle birlikte memleketine dönmesini sağlayan tarihin bilinen ilk uluslararası boşanma davası da Hitit hukukunun kadın haklarına verdiği önemi gösterir.
Dul kalan kadınların aile içinden uygun biriyle evlendirilerek mağdur edilmemesi sağlanır, aynı zamanda damadın kızın evine yerleştiği "iç güveysi" sistemi de yasalarda yer alırdı.
Kölelerin Yasal Hakları
Hitit toplumunda kölelik statüsü (özellikle Namra denilen sivil savaş esirleri) diğer İlk Çağ toplumlarındakinden farklıydı. Köleler mülk edinebilir, belirli bir bedel ödeyerek özgürlüklerini satın alabilir ve özgür bireylerle evlenebilirlerdi.
Ölüm Cezasının Sınırları
Ölüm cezası oldukça nadirdi ve genellikle devlete isyan, kralın kararına karşı gelmek veya kara büyü yapmak (özellikle kraliyet ailesine karşı) gibi çok ağır suçlar için uygulanırdı.
Hitit hukuku aynı zamanda cinsel suçlar ile hayvanlarla ilgili durumları (örneğin bir boğanın birini boynuzlaması veya tarladan tarlaya ateş sıçraması) bile çok detaylı şekilde düzenlemiştir.
Adalet Vurgusu
Yerel yöneticilere gönderilen talimatlarda; haklının haksız, haksızın haklı duruma düşürülmemesi ve halkın şikayetlerinin dinlenip adil yargılama yapılması kesin bir dille emredilirdi.
GÜNDELİK YAŞAM: Tarım, Gastronomi ve TemizlikTarım ve Ekonomi
Hitit yaşamının temeli tarım ve hayvancılıktı; 200 maddelik kanunların 40'ı tarım ve hayvancılıkla ilgiliydi. Orta Anadolu'nun zorlu kışlarına karşı yiyecek depolamak hayatiydi.
Buğday, arpa, bezelye, soğan, incir, zeytin, üzüm, elma ve armut yetiştiriyor; sığır, domuz, koyun ve keçi besliyorlardı.
Kutsal Ekmek ve Gastronomi
"Ekmek yemek ve su içmek" yaşamın kutsanması anlamına geliyordu ve Hititçede çözülen ilk cümle de bu ifadeydi.
Hititler 200'den fazla çeşit ekmek üretiyorlardı. Mutfakları zengindi; kuzu eti, ciğer, kurutulmuş et ve lapa tüketirlerdi. Yemeklerini günümüz Anadolu lezzetlerine benzer şekilde (örneğin etin nar gibi meyvelerle tatlandırıldığı "Zalpa" yemeği) hazırlıyorlardı.
İlk şiş kebabın mucitleri de onlardı.
Temizlik ve Hijyen Takıntısı
Hititler beden temizliğine olağanüstü önem veriyorlardı. Erkekler sinekkaydı tıraş olur, vücut kıllarını düzenli olarak keser ve parfümler kullanırlardı.
Temizlik kuralları kanunlarla sıkı sıkıya korunuyordu; örneğin kesilen kılların başkasının tarlasına atılması yasaktı. Saraya sunulan bir yemeğin içinden kıl çıkması halinde aşçı ve tüm ailesi idam edilebiliyordu.
Giyim ve Kuşam
Hem kadınlar hem de erkekler küpe, yüzük, bilezik ve kolye takardı.
Gündelik giysileri genellikle ayak bileklerine kadar uzanan, bazen renkli ve metal işlemelerle süslü elbiselerdi. Başlarında sivri külahlar ve ayaklarında ise uçları kıvrık çarıklar bulunurdu.
Evler ve Şehir Altyapısı
Şehirleri yüksek surlarla, aslan ve sfenks figürlü büyük kapılarla korunuyordu.
Taş temelli ve kerpiç duvarlı evlerde yaşarlardı.
İçme suyu kilden borularla evlere ve sokak çeşmelerine dağıtılıyor, atık sular için ise o dönemin şartlarında devrim niteliğinde olan lağım ve drenaj sistemleri kullanılıyordu.
Pazarlar ve Sosyal Hayat
Tarım ürünleri, tapınakların etrafında kurulan pazarlara getirilirdi. Bu pazarlar hem vergi dairesi hem alışveriş merkezi hem de gençlerin tanıştığı canlı sosyal alanlardı.
Toplumda çok eşlilik (bir erkeğin birden fazla eş alabilmesi) yasalarla kabul edilse de evlilikler başlık parası ve çeyiz gibi resmi sözleşmelere ve adetlere dayanırdı.