1. I. Şuppiluliuma ve Bir Süper Gücün Doğuşu
Hitit İmparatorluk çağı asıl olarak I. Şuppiluliuma ile başlar.
Tahtı Genç Tudhaliya'yı bertaraf ederek ele geçiren Şuppiluliuma, askeri ve siyasi bir dehaydı.
İçeride Kaşka isyanlarını bastırıp Arzawa üzerine yürüdükten sonra, asıl hedefine, yani zengin Kuzey Suriye ticaret yollarına odaklandı.
Mitanni'nin Parçalanması
Dönemin en büyük güçlerinden Hurri-Mitanni Devleti'ne doğrudan değil, dağların arkasından dolaşarak sürpriz bir saldırı yaptı ve başkentleri Waşşukanni'yi yağmalayarak bu devleti parçaladı.
Mitanni'yi Asur'a karşı bir tampon devlet haline getirdi.
Vasal Krallıklar Sistemi
Ugarit, Amurru, Halpa (Halep) ve Kargamış gibi stratejik merkezleri ele geçirip buralara kendi oğullarını (örneğin Şarrikuşuh ve Telipinu) vali/kral olarak atadı ve sağlam bir vasal devletler ağı kurdu.
Mısır Kraliçesinin Mektubu ve Veba
Mısır Kraliçesi Ankhesenamun'un (Tutankhamun'un dulu) bir Hitit prensiyle evlenmek istemesi üzerine oğlu Zannanza'yı Mısır'a firavun olması için gönderdi.
Ancak Zannanza'nın yolda öldürülmesi üzerine Şuppiluliuma Mısır topraklarına intikam seferleri düzenledi. Bu seferlerden getirilen Mısırlı esirler, Hitit ülkesini 20 yıl boyunca kırıp geçirecek, Şuppiluliuma'nın ve veliahdı Arnuwanda'nın da ölümüne sebep olacak korkunç bir veba salgınını başlattı.
2. II. Murşili ve Kriz Yönetimi
Şuppiluliuma'nın küçük oğlu II. Murşili, babası ve abisinin ardından veba salgını ve isyanlarla dolu bir ülkenin tahtına genç yaşta geçti.
Düşmanları onu bir "çocuk" olarak küçümsese de, Murşili Batı Anadolu'daki Arzawa isyanlarını bastırarak ordularını Miletos'a (Apaşa/Efes) kadar sürdü ve on binlerce esir (namra) aldı.
Ülkeyi mahveden salgını bitirmeleri için tanrılara ünlü "Veba Duaları"nı yazdı ve salgından üvey annesi Babil'li Tawananna Malnigal'i sorumlu tutarak onu saraydan sürdü.
3. II. Muwatalli ve Kadeş Meydan Muharebesi
Mısır'ın Suriye üzerindeki hak iddialarını yeniden canlandırması (I. Seti ve II. Ramses dönemi) Hititleri yeni bir stratejiye zorladı.
II. Muwatalli, Mısır tehdidine karşı Suriye'ye daha yakın olmak ve Kaşka tehlikesinden uzaklaşmak için başkenti Hattuşa'dan güneydeki Tarhuntaşşa'ya taşıdı.
Kardeşi Hattuşili'yi kuzeyde ordu komutanı olarak bıraktı.
M.Ö. 1274 Kadeş Savaşı
Ramses'in ordularını Kadeş önlerinde pusuya düşüren Muwatalli, savaş arabalarının gücüyle Mısır'ın Ra tümenini darmadağın etti.
Savaş her iki taraf için de kesin bir zaferle bitmemiş gibi görünse de, Amurru ve Kadeş'in Hititlerde kalması nedeniyle stratejik zafer Hititlerin oldu.
4. III. Hattuşili, Kraliçe Puduhepa ve Diplomasinin Altın Çağı
Muwatalli'nin ölümünden sonra tahta geçen oğlu III. Murşili (Urhi-Teşup) başkenti tekrar Hattuşa'ya taşıdı ve amcası Hattuşili'nin yetkilerini kısmaya çalıştı.
Çıkan iç savaşta Hattuşili yeğenini tahttan indirip sürgüne gönderdi ve iktidarı gasp etti, bu eylemini de tarihin ilk siyasi otobiyografilerinden olan "Hattuşili'nin Savunması" ile meşrulaştırmaya çalıştı.
Kadeş Barış Antlaşması (M.Ö. 1259)
Doğu'da Asur'un giderek güçlenmesi ve Mitanni'yi yıkması, Hititleri ve Mısır'ı barışa zorladı.
III. Hattuşili ve eşi Kraliçe Puduhepa'nın mühürleriyle II. Ramses arasında tarihin bilinen ilk eşit şartlardaki yazılı barış antlaşması imzalandı.
Bu dönem, sarayda Hurri kültürünün (Puduhepa'nın etkisiyle) zirveye çıktığı ve Hititlerin sorunları savaş yerine diplomatik mektuplar ve hanedan evlilikleriyle çözdüğü bir devirdir.
5. IV. Tudhaliya ve İç-Dış Tehditler
İmparatorluğun son parlak dönemidir. Ünlü Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı bu dönemde son halini almıştır.
Ancak devletin temelleri sarsılmaktadır:
- Asur Kralı I. Tukulti-Ninurta'nın Fırat'ı geçmesi üzerine gerçekleşen Nihriya Muharebesi (M.Ö. 1237) kaybedildi ve Hititler Asur'a karşı ekonomik ambargo uygulamak zorunda kaldı.
- Aile içi çekişmeler patlak verdi; Urhi-Teşup'un kardeşi Tarhuntaşşa Kralı Kurunta isyan ederek geçici bir süre için Hattuşa'da tahtı ele geçirdi.
- Şiddetli bir kuraklık ve kıtlık baş gösterdi, devlet Mısır'dan tahıl yardımı istemek zorunda kaldı.
6. II. Şuppiluliuma ve İmparatorluğun Yıkılışı
Son Hitit Kralı II. Şuppiluliuma döneminde (M.Ö. 1200'ler civarı), Balkanlar ve Ege üzerinden dalgalar halinde gelen Deniz Kavimleri, Hititlerin hayati ticaret ağı olan Ugarit ve Kıbrıs'ı (Alaşiya) yerle bir etti.
II. Şuppiluliuma Kıbrıs açıklarında tarihin bilinen ilk deniz savaşını kazanıp bazı başarılar elde etse de, bu küresel çöküşü durduramadı.
Kıtlık, dışarıdan gelen akınlar ve kuzeydeki Kaşkaların saldırılarıyla birleşince M.Ö. 1190-1180 dolaylarında başkent Hattuşa yakılıp yıkıldı ve Hitit İmparatorluğu çöktü.
İmparatorluğun çöküşünün ardından Hitit devlet mekanizması silinse de yönetici elitler Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'ye (Kargamış, Malatya vb.) çekilerek M.Ö. 700'lere kadar Geç Hitit Şehir Devletleri olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.