1. Hitit Panteonunun Hurrileşmesi
Hititler, fethettikleri veya ilişki kurdukları toplumların inançlarını dışlamak yerine onları devlet dinine entegre etmişlerdir. Bu entegrasyonda Hurri etkisi o kadar baskın hale gelmiştir ki, Hitit devlet panteonunun zirvesini tamamen Hurri kökenli tanrılar ele geçirmiştir.
Hititlerin baştanrısı olan Fırtına Tanrısı, resmi metinlerde ve ritüellerde Hurrice adıyla, yani Teşup olarak anılmaya başlanmıştır.
Teşup'un eşi olan baş tanrıça ise yine Hurri kökenli ana tanrıça Hepat olmuş; çocukları ise dağ tanrısı Şarruma olarak panteondaki yerini almıştır.
Hitit sarayının, Kizzuwatna (Çukurova) bölgesi üzerinden sızan bu etkiyle o kadar iç içe geçtiği görülür ki, krallar ve kraliçeler kendi isimlerinin yanı sıra ikinci bir Hurrice isim almaya başlamışlardır.
2. Kraliçe Puduhepa ve Dini Sentezin Zirvesi
Hurri inancının Hitit devlet dinine sistematik olarak yerleşmesinde, aslen bir Hurri olan ve İştar rahibeliği yapan Kraliçe Puduhepa'nın çok büyük bir rolü vardır.
Puduhepa, kocasının (III. Hattuşili) desteğiyle Hitit dini metinlerini toplatmış, arşivi yeniden düzenletmiş ve Hurri dinini Hitit kültüyle birleştirmiştir.
Özellikle Hurri kültürüne ait İşuwa Bayramı gibi görkemli ritüeller, bizzat kraliçe tarafından organize edilerek Hitit inanç sisteminin merkezine yerleştirilmiştir.
3. Kumarbi Destanı ve Gökyüzü Krallığı
Hurri mitolojisinin Hitit arşivlerine bıraktığı ve felsefi derinliğiyle öne çıkan en büyük edebi eser Kumarbi Destanı'dır.
İnsanlar yaratılmadan önceki gökyüzü tahtı mücadelelerini anlatan bu efsaneler dizisi şöyledir:
Gökyüzünde önce Tanrı Alalu 9 yıl hüküm sürmüş, ardından gök tanrısı Anu onu yenerek tahta geçmiştir.
Anu da 9 yıl hüküm sürdükten sonra kendi hizmetkarı Tanrı Kumarbi'nin isyanıyla karşılaşır. Kaçmaya çalışan Anu'yu gökyüzünden yeryüzüne çeken Kumarbi, onun erkeklik organını ısırıp yutar.
Bu olay sonucunda Kumarbi, içinde Fırtına Tanrısı Teşup'un da bulunduğu üç dehşet verici tanrıya gebe kalır.
Dünyaya gelen Teşup babasını yenip gökyüzü tahtını ele geçirdiğinde, bu kez intikam almak isteyen Kumarbi taştan dev canavar Ullikummi'yi yaratır ve Teşup'un üzerine salar.
Teşup, bilgelik tanrısı Ea'nın yardımıyla bu canavarı da alt ederek egemenliğini kanıtlar.
4. Antik Yunan Mitolojisine Etkisi
Hititlerin, Hurri mitolojisine ait öyküleri Akatça ve Hititçe gibi dillere çevirip tabletlere kaydetmesi, antik çağda eşsiz bir "kültürel köprü" işlevi görmüştür.
Hurri kökenli Kumarbi Efsanesi, erken Yunan şiirini ve mitolojisini derinden etkilemiştir.
Yunanlı ozan Hesiodos'un Theogonia (Tanrıların Doğuşu) adlı eserinde anlattığı jenerasyonlar arası taht kavgası ve hadım etme motifi, Kumarbi destanı ile birebir aynıdır.
Hitit metinlerindeki Anu, Kumarbi ve Teşup üçlemesi; Yunan mitolojisinde sırasıyla Uranüs, Kronos ve Zeus olarak karşımıza çıkar.
Hititler olmasaydı, Mezopotamya ve Hurri anlatılarının Ege havzasına ve günümüz Batı medeniyetine ulaşması büyük ölçüde eksik kalacaktı.
5. Büyü ve Arınma Ritüelleri
Mitlerin ötesinde, Hititler dini yaşantılarındaki büyü ve arınma eylemlerinde de Hurri inancının etkisinde kalmışlardır.
Kazılarda bulunan dini tabletlerin büyük bir kısmında Hurrice pasajlar ve hitaplar yer almaktadır.
Hastalıkları iyileştirmek, doğadaki olumsuzlukları gidermek ve kişileri ruhsal kirlilikten kurtarmak için uygulanan magik (büyüsel) ritüellerin çoğunda, Hitit katiplerinin doğrudan Hurri din adamlarının uygulamalarını kopyaladıkları anlaşılmaktadır.