Mermnadlar Hanedanı'nın Dördüncü Kralı: Alyattes

Mermnadlar Hanedanı’nın dördüncü kralı olan Alyattes, babası Sadyattes’in ardından tahta geçmiş ve hanedanın en yetenekli, girişimci ve etkin hükümdarı olarak Lidya’yı sıradan bir krallıktan gerçek bir bölgesel imparatorluğa dönüştürmüştür.

Alyattes'in 57 yıl süren uzun saltanatı; sınırların doğuda Kızılırmak'a kadar genişletildiği, Kimmerlerin Anadolu'dan tamamen atıldığı ve Medlerle Thales'in de hesapladığı bir Güneş tutulması sırasında yapılan savaşın ardından barışın tesis edildiği son derece başarılı bir siyasi dönemdir.

Ancak Alyattes'in, Mermnad Hanedanlığı ve dünya tarihi bağlamında en büyük ve devrimci katkısı madeni paranın (sikkenin) icat edilip standartlaştırılmasıdır.


Paralı Askerler ve Takas Sisteminin Çıkmazı

Paranın icadından önce, Lidya'da ve dönemin dünyasında günlük ticaret takas yöntemiyle veya standart olmayan kıymetli maden (altın, gümüş, bronz) külçelerinin tartılmasıyla yapılıyordu.

Lidya devleti, zenginliği sayesinde ordusunda çok sayıda paralı asker kiralayarak kullanmaktaydı.

Bu askerlere hizmetleri karşılığında altından yapılma kolye veya bileklik gibi taşınabilir eşyalar veriliyordu; ancak bu eşyaların taşıdığı altın miktarının ve değerinin belli bir standardı olmaması, askerler arasında ciddi huzursuzluklara neden olmaktaydı.


Sikkenin İcadı, Standartlaşma ve İlk Darphane

Yaşanan bu sorunu çözmek isteyen Kral Alyattes, devrim niteliğinde bir adım atarak "168 buğday tanesi ağırlığında" sabit bir ölçü belirlemiş ve paralı askerlerin ödemelerini standartlaştırmıştır.

Başkent Sardeis'ten geçen Paktolos (Sart) Çayı'nın alüvyonlarında doğal olarak bulunan elektron (altın ve gümüş alaşımı) madeninden, bakla şeklinde olan dünyadaki ilk sikkeler basılmıştır.

Alyattes'in emriyle tarihteki ilk resmi darphane kurulmuş, basılan bu madeni paraların üzerine de Mermnad Hanedanı'nın ve Lidya Krallığı'nın simgesi olan aslan başı arması damgalanmıştır.


Devlet Güvencesi ve Merkezi Otorite

Lidyalıların ve Alyattes'in parayı icat ederken gerçekleştirdikleri asıl büyük buluş, değerli bir madeni kullanmaktan ziyade, o madenin ayarını, ağırlığını ve pazar içindeki kabulünü devletin resmi damgasıyla güvence altına almalarıdır.

Aslan damgası, ağırlığın arkasına Sardeis merkezli krallığın kudretini ve güvenini koymuştur.

Alıcı ile satıcı arasındaki değişimde artık her seferinde madenin tartılıp ayarının tartışılmasına gerek kalmamış; değer, siyasal otoritenin mutlak denetimine girmiştir.


Metalurjik Mühendislik

Yapılan son analizler, Alyattes döneminde basılan ilk sikkelerde doğanın sunduğu alaşımın olduğu gibi kullanılmadığını, Lidyalıların bu madene teknolojik bir müdahalede bulunduklarını göstermiştir.

Doğal elektronda altın oranı %70-80, gümüş oranı %20-30 civarındayken; Lidyalılar altının oranını bilinçli olarak %55'e düşürmüş, gümüşü %45'e çıkarmış ve karışıma dayanıklılığı artırması için %12 oranında bakır ilave etmişlerdir.

Bu durum, Lidya Krallığı'nın parayı icat ederken yüksek bir metalurjik bilgiye sahip olduğunu da kanıtlamaktadır.


Mermnad Hanedanı'na ve Altın Çağ'a Etkisi

Alyattes'in parayı icadı, hanedanın siyasal ve ekonomik gücünü muazzam bir boyuta taşımıştır.

Düzenli sikke sistemi; vergi toplamayı, saray çevresinin ihtiyaçlarını gidermeyi, devletlerarası ticareti ve ordudaki paralı askerlerin masraflarını karşılamayı son derece pratik bir hale getirmiştir.

Küçük bir metal parçası, hem alışverişin hem de devletin gücünün taşıyıcısı olmuştur.

Alyattes'in inşa ettiği bu devasa ekonomik ve askeri mekanizma; kendisinden sonra tahta geçecek olan oğlu Kroisos (Karun)'un dünyaca ünlü zenginliğine ulaşmasını ve Lidya'nın Ege'den Orta Anadolu'ya kadar mutlak bir "Altın Çağ" yaşamasını sağlayan yegane temel olmuştur.