Hitit İmparatorluğu'nun Çöküşü ve Frig Devleti'nin Doğuşu

Frig Uygarlığı'nın kökeni ve bir devlet olarak tarih sahnesine çıkışı, Anadolu'nun o dönemki mutlak hakimi olan Büyük Hitit İmparatorluğu'nun çöküş süreciyle doğrudan bağlantılıdır.

Kaynaklar, Hititlerin çöküşünü ve bunun Frig tarihçesindeki yerini şu temel eksenlerde ele almaktadır.


Ege Göçleri ve Çöküşün Hazırlayıcıları

Hitit İmparatorluğu'nun sonunu getiren ana etken, M.Ö. 13. yüzyılın sonlarında başlayıp 12. yüzyılın başlarında şiddetlenen ve tarihte "Ege Göçleri" (Deniz Kavimleri Hareketi) olarak bilinen devasa kavimler hareketidir.

Avrupa'da yaşanan nüfus baskısı ve ekonomik zorluklar nedeniyle Balkanlar ve Trakya üzerinden Anadolu'ya inen göçebe ve savaşçı topluluklar (Friglerin ataları olan Briglerin de bu dalganın bir parçası olduğu kabul edilir), Yakın Doğu'nun siyasi dengesini altüst etmiştir.

Firavun Merneptah dönemine (M.Ö. 1229-1220) ait Mısır vesikalarında Hititlerin henüz ayakta ve barış içinde olduğu belirtilse de; çok geçmeden başlayan asıl büyük istila ile Firavun III. Ramses dönemi (M.Ö. 1198-1167) yazıtlarına durum şöyle yansımıştır:

"Hatti ülkelerinden hiçbiri bunların saldırısına dayanamadı... Kode, Karkamış, Arzava, Alaşya (Kıbrıs) ve Ugarit tahrip edildiler."


Arkeolojik Yıkım İzleri ve "Karanlık Çağ"

Hititlerin çöküşü sadece bir siyasi çözülme değil, aynı zamanda fiziksel bir yıkımdır.

Başkent Hattuşa (Boğazköy) başta olmak üzere Alacahöyük, Alişar, Troya ve Maşathöyük gibi önemli Hitit merkezlerinde yapılan kazılar, bu kentlerin büyük yangınlarla son bulduğunu gösteren kalın bir kül tabakası ortaya koymuştur.

Ayrıca, son Hitit Kralı II. Şuppiluliuma'dan sonra Hitit çivi yazılı belgeleri de aniden kesilmiştir.

Araştırmacılar, Hititlerin batıdan gelen bu göçmenlerin yanı sıra, kuzeydoğudaki ezeli düşmanları olan Kaşgaların (Kaska) da yardımıyla tamamen ortadan kaldırıldığını belirtmektedir.

Bu yıkımın ardından Anadolu'da yaklaşık 400 yıl sürecek, merkezi otoritenin kaybolduğu ve büyük şehir yerleşimlerinin görülmediği bir "Karanlık Çağ" başlamıştır.


Friglerin Bölgeye Sızması ve Barışçıl Uyum Süreci

Her ne kadar Ege Göçleri yıkıcı bir hareket olsa da, Friglerin Hitit çekirdek topraklarına yerleşme süreci tamamen bir yakıp yıkma eylemi olarak değerlendirilmemektedir.

Örneğin, Friglerin gelecekteki başkenti olacak olan Gordion'da yapılan kazılar, yeni gelen Balkan kökenli bu topluluğun kenti şiddet kullanarak ele geçirdiğine dair bir kanıt sunmamaktadır.

Hatta bazı katmanlarda Hitit çanak çömleği ile Erken Frig çanak çömleğinin aynı anda bir arada bulunması, Hitit İmparatorluğu zayıflayıp çökerken Friglerin bölgeye barışçıl bir şekilde sızdığına ve yerli halkla iç içe (asimilasyon) yaşadığına işaret etmektedir.


Siyasi Boşluğun Doldurulması ve Frig Krallığı'nın Doğuşu

Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla birlikte Yakın Doğu'daki güç dengesi bozulmuş; merkezi devlet yerini Geç Hitit Beylikleri denilen küçük şehir devletlerine bırakmıştır.

Yıkılan Hitit kentlerinin enkazı üzerinde veya terk edilmiş topraklarda, yaklaşık 400 yıl boyunca dağınık kabileler ve basit köyler halinde yaşayan Frigler, bu otorite boşluğunda yavaş yavaş teşkilatlanmıştır.

M.Ö. 8. yüzyılın ortalarına gelindiğinde ise Hititlerin bıraktığı devasa siyasi mirasın ve coğrafyanın yeni varisleri olmuşlar; Anadolu'nun mutlak hakimi konumuna yükselerek görkemli Frig Devleti'ni tarih sahnesine çıkarmışlardır.