Friglerde Dokumacılık ve Tekstil Sanatı
Frig Uygarlığı'nın sanat ve zanaat anlayışı içerisinde dokumacılık ve tekstil, en az ahşap ve maden işçiliği kadar köklü, uluslararası üne sahip ve devletin ekonomisini ayakta tutan devasa bir endüstri koluydu.
Kaynaklar, Frig dokumacılığını ve bunun sanatsal bağlamdaki yerini şu temel özelliklerle detaylandırmaktadır.
"Tapates" Kilimlerinin İcadı
Frigler, günümüz Türk halı ve kilimlerinin atası sayılan ve antik dünyada "Tapates" adıyla bilinen zengin geometrik desenli ünlü kilimler üretmişlerdir.
Antik pazarın en çok talep gören ve en sevilen lüks mallarından olan bu dokumaların adı, günümüzde Fransızcada halı anlamına gelen "tapis" kelimesinin de etimolojik kökenini oluşturmaktadır.
Frig dokumalarında kullanılan bu geleneksel geometrik motiflerin, günümüzde Sivrihisar yöresinde dokunan kilimlerde dahi yaşatıldığı belirtilmektedir.
Nakış İşlemeciliği ve Altın Simin Bulunuşu
Frig ustaları, tıpkı fibula (çengelli iğne) icadında olduğu gibi tekstilde de bir ilke imza atarak altın simle kumaş üzerine nakış işleme sanatını bulmuşlardır.
Dokuma ve işleme sanatında o denli ileri gitmişlerdir ki, Latin diline "nakış işleyen kimse" anlamındaki kelime "phrygio" (frigio) olarak geçmiş ve bu unvanla anılmıştır.
Kullanılan Malzemeler ve "Mika" Teknolojisi
Frigya'nın coğrafi yapısının sunduğu zenginlikler dokuma sanatını beslemiştir.
Yüksek kaliteli koyun yününün ve bölgenin meşhur Ankara/tiftik keçisinin yününün yanı sıra, keten ve kenevir bitkileri de hammadde olarak kullanılmıştır.
Başkent Gordion'daki kazılarda devasa kavanozlar içinde binlerce keten tohumunun bulunması, bu üretimin büyük ölçekli ve ticari amaçlı yapıldığının kanıtıdır.
Dahası, Kral Midas Tümülüsü'nde (Tümülüs MM) ele geçen tekstil parçalarında, kumaşa koyu altın sarısı bir parlaklık vermek amacıyla mika tozu kullanıldığı saptanmıştır.
Doğal mika tozunun çözünür hale getirilip kumaş liflerine nüfuz ettirilmesiyle elde edilen bu altın renkli gösterişli kumaşlar, Friglerin sadece dokumada değil kimyasal teknolojilerde de ulaştığı ileri seviyeyi göstermektedir.
Gordion'daki Endüstriyel Atölyeler ve Arkeolojik Bulgular
Sanatın seri üretime dönüştüğünün en somut kanıtları başkent Gordion'un mimari dokusunda gizlidir.
Sitadel (iç kale) içinde yer alan çok odalı Teras Binaları ve bazı megaronlar, tamamen tekstil üretimine ayrılmış devasa dokuma işlikleri (atölyeleri) olarak hizmet vermiştir.
M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen bu yapılarda, dikey tezgâhlardaki çözgü iplerini gergin tutmaya yarayan binlerce dokuma tezgâhı ağırlığı, ağırşaklar, kemik dokuma tarakları, demir iğneler ve bıçaklar bulunmuştur.
Bir yapının sadece bir köşesinde dizili halde onlarca ağırlığın bulunması, burada onlarca kadının bir arada çalıştığı organize bir "saray ekonomisi" üretiminin varlığını ispatlar.
M.Ö. 800 yılındaki büyük yıkım ve yangın tabakasından, kömürleşmiş de olsa formunu koruyan, açık-koyu renkli geometrik desenlere sahip muazzam kumaş parçaları çıkarılmıştır.
Görsel Sanatlara, Modaya ve Komşu Kültürlere Etkisi
Frig dokumalarının ünü, ahşap ve maden sanatlarındaki süsleme şemalarıyla birebir örtüşen zengin geometrik motiflerden (meander, zikzak, swastika, eşkenar dörtgen) geliyordu.
Bu bezeme anlayışı Batı'da İyon sanatçılarını etkilemiş, Doğu'da ise Geç Hitit eserlerine yansımıştır.
Tyanalı Geç Hitit Kralı Urpalla'nın İvriz kaya kabartmasında resmedilen muazzam geometrik desenli ve püsküllü giysisi, Frig tekstil modasının komşu kültürlerce ne kadar benimsendiğinin en somut görsel örneğidir.
Ayrıca yün ve keçeden ürettikleri, ucu öne doğru kıvrık külah formundaki "Frig Başlığı" (Phrygian cap), Antik Çağ'dan itibaren tüm Akdeniz'e yayılmış, zamanla özgürlük ve kölelerin serbest kalışını simgeleyerek yüzyıllar sonra Fransız ve Amerikan devrimlerinin sembolü haline gelmiştir.